İzleyiciler

27 Kasım 2014 Perşembe

Yalnızlık…



BU MAKALEM TARAFIMDAN MAKALE.EKISPAZARI.COM SITESI IÇİN YAZİLMIŞDIR. HİÇ BİR ŞEKİLDE KENDİ BLOGUM DIŞINDA DİĞER SİTELERDE YAYINLANMAK İÇİN KOPYALANAMAZ.

Nedir yalnızlık…? Hiç düşündünüzmü bu soruyu? Hani uykusuz geceler oluyor ya.. Ya dışarıda yağmur yağar,ya da gök yüzünde yıldızlar parlar.. Gözünü camdan dışarı dikersin bakarsın yıldızlara, ya da yağmurun sesini dinlersin.. uyumazsın.. Uyuyamazsın.. Hayatın bir film şeridi gibi gözünün önünden geçer beyazlı-siyahlı karelerle… İyi-kötü tüm günlerini hatırlarsın.. Terk eden sevgiliyi, sırtından vuran dostları, yıkıldığında yanında olacağını sandığın yakınları.. ve neleri, neleri.. Anlarsın ki, yalnızsın.. Anlarsın ki,aslında kendi ayakların seni tutmazsa kimse seninle yürümezmiş… Hiç düşündünmü? Sahi… nedir yalnızlık? Yanında kimsenin ve ya kimselerin olmaması mı? Sabahtan akşama kadar dört duvar arasında yalnız kalmak mı..? Konuşacak birini bulamamakmı..? Yemeğini yalnız yemek mi? Sofarı tek kişilik kurmak, çayı tek kişilik yapmak mı? Hasta olduğunda kapıya bakan bir çift göz mü? Sabahtan akşama kadar sessiz duran telefon mu? Teselliyi televizyonda, el işinde, internet sayfalarında aramak mı? Sigara dumanı mı? Nedir yalnızlık…? Bunlar mı acaba? “Evet” ve “Hayır” seslerini eşit sayıda duyar gibiyim.. Ben de “hayır” söyleyenlerin yanındayım..
“Evet” diyenlere saygılarımı sunuyorum..
Ama yalnızlık bunların hiç biri değil. Belki de bunlar da yalnızlık. Ama yalnızlığın en basit forması.. Ama yalnızlığın en mutlu forması.. “Kafayı mı yedin? Mutlu yalnızlık mı olur?”diyorsunuz değilmi? Ama olur.. İşte yukarıda saydıklarımın hepsi yalnızlığın mutluluk forması. Neden biliyormusunuz? Çünki, gerçekten yalnızsınız, gerçekten anlamışsınız ki,artık bu gün düşerseniz yine de kendiniz kalkmalısınız, ne olursa-olsun dışarıdan hiç kimse sizi kaldırmaz. Yalnızca kendiniz. Bunu anlamak hem de içtenlikle anlamak en büyük mutlulukdur derim ben. Çünki insan bunu anlayana kadar çok darbeler yer,çok yıkılır.. Bunu beyin bile kolay kabul etmiyor.. Yalnız olduğunu,kendinden başka kimseye ihtiyacı olmaması gerektiğini.. İnanın,beyin bile kolay-kolay kabul etmiyor.. Kabul ettiğindeyse en mutlu insan sen oluyorsun, en güçlü insan sen oluyorsun. Kanıtladım değilmi? Kanıtladım yukarıda saydıklarımın hepsinin mutlu yalnızlık olduğunu.Doğrusunu desem yalnızlık değil, mutluluk olduğunu…
Asıl yalnızlık nedir biliyormusunuz? Yanınızda binlerce kişi varken, bir evin içerisinde her gün 10 kişiye sofra kurulub,10 kişiye çay demlenirken, 10 kişi aynı evin kapısında girib-çıkarken, 10 kişiye bir evde yatak açılırken 10 kişiden tek birisiyle bile mutlu olmamak.. konuşamamak.. içtenlikle.. tüm samimiyyetinle.. konuşamamak.. içtenlikle gülememek.. mutlu olamamak…


Onlarca arkadaşın, dostun varken gecenin bir yarısı, sabahın erkeni, öğlenin ortasında bile arayıp “Hadi gidip bir tur atalım dünyaya” diyememek.. “Dünya neresi?kafayı mı yedin?” sormasın o arkadaşlar.. Gidelim dedinse gelsin.. Bakın yalnızlık bu..
Her gün telefonuna yüzlerce arama gelsin. Hepsiyle kuru “samimiyyetinle” konuşarak kapatmakdır yalnızlık…
İstediğiniz kadar uzata bilirim listeyi.. Ama şu üç örnekden her şeyi anladığınızı hiss ettim…
Hiç kimseniz olmasa bile bunu kalbiniz, beyniniz kabul etmişse siz dünyanın en mutlu insanısınız… Değerini bilin bu mutluluğun…
Çevreniz doluyken “her kes” “hiç kimse”yse… öpün gözlerinden yalnızlığınızın…
Yorum Gönder