İzleyiciler

5 Aralık 2014 Cuma

Beni üzenin kim olduğunu BULDUM!

Tüm dünya acı çekiyor. Her kes bir-birinden şikayetlenir çektiği acılardan dolayı. Ben senden, sen ondan, o başkasından. Zincirvari bir halga gibi şikayetlenerek gidiyoruz.  Kimse de dönüb kendini sorgulamıyor : “Neden üzüldüm? Asıl nedeni ne? Neden başkasını suçluyorum? Üzülmemde benim payıma düşen ne?”. Bu soruları unutmuşuz. Unutmuşuz diyorum da, yanlış anlamayın, yani kendimize sormayı unutmuşuz.
Ama biri bize sorsun “seni kim üzdü?”. Aliden başlarız, Veliye kadar hepsinin tek-tek ismini sayarız karşımızdekine. “Nasıl üzdü?” sorsa da dünyanın tüm suçlarını yükleriz o Alilerin, Velilerin üzerine. Hatta bir az sabırlı insan olursa önümüzde belki “o benim katilim” de diye biliriz düşünürüm.
Birde aksine düşünelim. Biri gelib bize direk “kendini sen üzdün, kendine bu kadar acını yaşadan da sensin, başkasını suçlama” derse heyy Allahım heyy..İdam cezası verme hükmü elimizde olursa kesin o insanı idam etdiririz.
Kendimize dönüb bakma, hesap sorma zamanımız gelmedi mi..? Geldi de geçiyor bile. Ama ya anlamıyoruz, ya anlamak istemiyoruz, ya da “yarınlar”a erteliyoruz. Haksızmıyım?
Bu defa gelin bir yeni sabahımızda.. yok... hatta sabahı beklemeyin derim, yeni saatimizde kendimize hesap soralım. Tüm acılarımızı önümüze dökelim ve tek-tek hepsini gözden geçirelim. Öyle suçları Ahmetlerin, Mehmetlerin üzerine dökmekle yok. Doğruca, dürüstce kendimize hesap soralım. Ahmetlere de, Mehmetlere de, Alilere de , Velilere de bizi üzmelerine izin verenin kendimiz olduğunu itiraf edelim. Biz istemedikce ve biz izin vermedikçe kimsenin bizi üze bilmeyeceği bir gerçek olarak yüzümüze vurulan acı darbe. Bu darbeden dökülen göz yaşlarınızı silerek bir daha kimsenin sizi üzmesine izin vermemeniz dileğimle kucak dolusu sevgiler..

P.S. Türkiyenin "Hür" gazetesi için yazılmış ve ilk defa orda yayınlanmışdır.
Yorum Gönder